İnsanlık Dramından İnsanlık Sınavına

Categories: HABER ARŞİVİ

CHP Göç ve Göçmen Sorunlarını İnceleme Komisyonu Mülteci Raporu, “Sınırlar Arasında: İnsanlık Dramından İnsanlık Sınavına” başlığıyla kitaplaştırıldı.

SINIRLAR ARASINDA KİTAP KAPAK

 

Sayıları giderek artan mülteciler Avrupa’yı İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük mülteci akınıyla karşı karşıya bırakırken, Türkiye de dünyada en fazla mülteciyi barındıran ülke konumuna geldi. Öte yandan mültecilerin sorunlarına insan hakları ve evrensel değerler ekseninde bir yanıt üretildiğini söylemek ne yazık ki pek de mümkün değil.

Cumhuriyet Halk Partisi Göç ve Göçmen Sorunlarını İnceleme Komisyonu, ülkemizdeki mevcut durumu incelemek, görüşmelerde bulunmak, saha çalışmaları yapmak, raporlar oluşturmak ve konu hakkında kamuoyu oluşturmak adına Eylül 2015’te çalışmalarına başladı.

CHP Göç ve Göçmen Sorunlarını İnceleme Komisyonu, 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü’nde, Türkiye’deki mültecilerin sorunlarına ilişkin olarak yaptığı çalışmaları ve geliştirdiği politika önerilerini içeren ilk raporunu duyurmuştu. Rapor, “Sınırlar Arasında: İnsanlık Dramından İnsanlık Sınavına” başlığıyla kitaplaştırıldı.

 

Raporu oluşturan CHP Göç ve Göçmen Sorunlarını İnceleme Komisyonu üyeleri;

chp komisyon-multeci-raporu

  • Veli Ağbaba (Malatya Milletvekili, Komisyon Başkanı)
  • Zeynep Altıok (İzmir Milletvekili)
  • Mustafa Balbay (İzmir Milletvekili)
  • Nurettin Demir (Muğla Milletvekili)
  • Selina Doğan (İstanbul Milletvekili)
  • Muharrem Erkek (Çanakkale Milletvekili)
  • Özcan Purçu (İzmir Milletvekili)
  • Sezgin Tanrıkulu (İstanbul Milletvekili)
  • Elif Doğan Türkmen (Adana Milletvekili)

 

Komisyon çalışmalarına ilk olarak 17 Eylül 2015 tarihinde İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi (İGAM) ve Hacettepe Göç Araştırmaları Merkezi (HÜGO) yetkilileriyle CHP Genel Merkezi’nde bir toplantı yaparak başlıyor. Sivil toplum temsilcileriyle temaslar bu tarihten itibaren hızlanarak artıyor.

 

Denizlerde Yitirilen Hayatlara…

denizlerde yitirilen hayatlara

 

Ülkemizdeki milyonlarca mültecinin yaşadıkları zorluklara insan hakları, hukuk, ekonomi ve güvenlik pencerelerinden bakan bu rapor, Ege ve Akdeniz’in sularında sonsuzluğa giden mültecilerin aziz hatıralarına adanıyor.

 

 

Rapor birçok ilde yapılan görüşme ve ziyaretlerin ardından kapsamlı bir değerlendirmeyi içeriyor ve 8 bölümden oluşuyor. Göç konusundaki temel kavramları anımsatarak ve bir mültecinin Suriye’den Almanya’ya uzanan yolculuğunun gerçek hikâyesini aktararak başlayan giriş bölümünde, Türkiye’nin son yıllarda kitlesel göç hareketlerinin hem adresi hem de geçiş noktası bir konuma geldiği belirtiliyor.

 

“Son yıllarda Türkiye’nin aldığı göç verdiği göçü geçmiştir. Başka bir ifadeyle, Türkiye artık net göç bakımından pozitif olarak nitelendirilmektedir.”

Raporun İçeriği

Komisyonun çalışmaları, sorunları yerinde gözlemlemek için sığınmacı kamplarına ve geri gönderme merkezlerine yapılan ziyaretleri, mülteci ve sığınmacılarla yaşadıkları yerlerde yapılan yüz yüze görüşmeleri, resmi görevlilerle yapılan temasları, yazılan raporları, konunun uzmanlarıyla yapılan akademik toplantıları ve çalışmaların kamuoyuna duyurulması için yapılan sözlü ve yazılı basın açıklamalarını kapsıyor.

Giriş bölümünün ardından raporun mülteci ve sığınmacı meselesinin hukuki boyutuna ilişkin bölümünde göç konusundaki uluslararası düzeydeki temel belgeler ve ulusal düzeyde konuyla ilişkili temel yasalar hatırlatılıyor.

Haklar bakımından yaşanan sorunların değerlendirildiği bölümden sonra sırasıyla; mülteciler ve sığınmacılar bakımından Türkiye’deki durum, kısa tarihçe, rakamlar ve kamplar, haklar bakımından yaşanan ana sorunlar, ekonomik boyut ve mülteci krizinin Türkiye için ekonomik bilançosu, konunun güvenlik boyutu, komisyon üyelerinin saha çalışmalarında mülteci ve sığınmacı meselesinin bütün aktörleriyle görüşerek elde ettikleri gözlem ve bulgulara da geniş bir biçimde yer veriyor.

Raporun son bölümünde ise CHP’nin Türkiye’nin göç politikalarına ilişkin önerileri yer alıyor. Komisyon bu çalışması ile, önerilerini kamuoyunun tartışmasına ve katkılarına açarak Türkiye’nin uluslararası hukuk ve evrensel değerlere uygun bir göç politikasına kavuşması için bir adım atıyor.

İGAM Başkanı Metin Çorabatır, raporun yayınlanmasının ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda raporu “CHP’nin coğrafi kısıtlamanın kaldırılmasını talep etmesi çok önemli ve olumlu bir gelişme. Tebrikler.” mesajıyla karşılıyor.  

 

Rapordan Dikkat Çekici Rakamlar ve Bulgular

  • Geçmiş yılların birikimiyle birlikte Türkiye’de hâlen 1.107.503 düzensiz göçmen bulunuyor.
  • Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak ülkeye gelen yabancılar için geçici koruma sağlanmakta. Türkiye’de 2.744.915 Suriyeli’ye geçici koruma statüsü veriliyor. Geçici koruma statüsündeki bu Suriyelilerin 2.483.121’i barınma merkezlerinin dışında yaşamlarını sürdürüyor.
  • Suriyeli çocukların %60’ı eğitime erişemiyor. Çocukların birçoğunun çalışıyor oluşu okula gidememelerinin en önemli nedenlerden birisini oluşturmakta.
  • Çoğunluğu çocuk tahminen 400 bin Suriyeli kayıt dışı, düşük ücretli ve sağlıksız koşullarda istihdam edilmekte. Üstelik bu sayının Gaziantep’te 150 bin civarında olduğu tahmin edilmekte.

 

Komisyo’nun Önerileri:

  • Sığınmacı ve mülteciler konusu, dini referanslar ve geçici çözümler ekseninde değil; hak temelli ve kalıcı çözümleri arayan bir anlayışla ele alınmalı. Mültecilere yapılan yardımlar bir lütuf gibi sunulmamalı. Yardımlar devletin sosyal yardımları kapsamına dâhil edilmeli ve hak temelli olmalı.
  • Türkiye, 1951 Cenevre Sözleşmesine koyduğu coğrafi çekinceyi derhal kaldırmalı. Ülkemizde aslında mülteci olarak bulunan ancak bu çekince nedeniyle mülteci sayılmayan insanlara hakları teslim edilmeli.
  • Mültecilerin toplumsal yaşama katılımlarını makro politikalarla düzenleyecek ve entegrasyonu sağlayacak bir Göç ve Uyum Bakanlığı kurulmalı.
  • Ülkelerine geri dönmek isteyen insanlara yardımcı olunmalı ve gerekli destekler verilmeli. Uluslararası anlaşmalarla da hüküm altına alınan “göç etme hakkı” çerçevesinde geri dönmek istemeyen insanlar için Avrupa ile hakkaniyetli bir yük paylaşımı yapılmalı.
  •  Geri Gönderme Merkezleri ve sığınmacı kampları, şeffaflık ilkesi doğrultusunda sivil toplum kuruluşlarının ve siyasi parti yetkililerinin ziyaret ve denetimine açık tutulmalı, bu merkezlerin işleyişinde sivil denetim mekanizmaları kurulmalı.
  • Güvenlik kuvvetleri yabancı düşmanlığı konusunda eğitilmeli, terörizm ve sığınmacı göçünün birbirinden farklı olgular oldukları konusunda bilinçlenmeleri için çalışılmalı. Bu konuda etkin ve sivil bir denetime tabi tutulmaları sağlanmalı.

 

Raporun kitapçığına buradan ulaşabilirsiniz.

Author: İGAM

Bir Cevap Yazın