Eğer dünyadaki her kızın 12 yıl ücretsiz, güvenli, kaliteli eğitime erişimi sağlansa, bütün dünyadaki kadınların hayat boyu birikimlerinin toplamı 15 trilyon dolardan 30 trilyon dolara çıkardı. Birincil eğitimli kadınlar hiç eğitimi olmayan erkeklerden yalnızca %14 -19 daha fazla para kazanırken, ikincil eğitimli kadınlar neredeyse 2 katı kadar ücret kazanıyor. İkincil eğitimini tamamlamış kızlar daha sağlıklı ve başarılı yetişkinler olarak büyüyor, daha küçük aileler kurup hastalık ve sağlıktan uzak, başarılı olma potansiyeli yüksek çocuklar yetiştirirler. Ayrıca, ikincil eğitimli kızlar, iş hayatına ve topluluğundaki ve evdeki karar alma işlemlerine katılma ihtimali daha fazla olan kadınlar oluyorlar.
Kızları, özellikle ikincil, eğitimden mahrum bırakmak kızların kendileri, aileleri, çevreleri ve toplulukları için çarpıcı sonuçlara yol açar. Örneğin daha yüksek yoksulluk oranı, çocuk evliliklerinin artması, artan doğum oranları ve kişisel, ailesel ve toplumsal kararların alınmasında katılımın azalması bu sonuçlardandır.

Malala Fonu ve Dünya Bankası Raporu
12 Temmuz’da yayımlanan “Kaçan Fırsatlar: Kızları Eğitmemenin Yüksek Maliyeti” adlı raporunda Dünya Bankası, 100’den fazla gelişmiş ve gelişmekte olan ülkede kızların eğitiminin engellenmesinin etkisini değerlendirdi. Ayrıca bu rapor, kızların ikincil eğitimden mahrum kalmalarının 18 gelişmekte olan ülkede bıraktığı etkiye daha yakından bakıyor.

Raporun bulguları, kızların 12 yıllık ücretsiz, güvenli ve kaliteli eğitimine ulaşmasının dönüştürücü gücünü, etki ettiği 6 alanda gösteriyor:

1. Kazanç ve yaşam standartları
2. Çocuk evliliği ve erken yaşta hamilelik
3. Doğurganlık ve nüfus artışı
4. Sağlık, beslenme ve refah
4. Temsil ve karar alma mekanizmalarına katılım
6. Sosyal sermaye ve kurumlar

Özet bulgular
Dünyada çapında dört kızdan yalnızca üçü ikincil eğitimini tamamlıyor; geri kalmış ülkelerde ise yalnızca üç kızdan biri. İnsan sermayesinin toplam servetin üçte ikisinden fazlasına denk geldiği 21. yüzyıl ekonomisinde kızların ikincil eğitimi, küresel refah için bir yatırımdır.

Birincil eğitim kendi başına yeterli değildir.
Birçok göstergeye göre, tek başına birincil eğitimin yararları fazlasıyla kısıtlıdır,
-Birincil eğitim alan kadınlar, eğitim almamış kadınlara göre yalnızca %15 oranında daha fazla para kazanıyorlar. Ancak ikincil eğitim alan kadınlar, eğitim almamış kadınlardan neredeyse iki kat daha fazla para kazanıyorlar.
-Yalnızca birincil eğitim alan kız çocuklarının çocuk yaşta evlenme ve 18 yaşından önce çocuk sahibi olma olasılığı, eğitim almamış kız çocuklarıyla aynıdır.
-İkincil eğitim alan kız çocuklarının, büyüme zorluğu çeken çocuklara sahip olma olasılığı ve gelecekte daha az para kazanma ihtimali olan çocukları (hastalıklarından ve büyüme zorluklarından dolayı) dünyaya getirme olasılığı daha azdır.

İkincil eğitim çocuk evliliği ve erken yaşta hamilelik oranlarını büyük oranda azaltır.
Bir kız çocuğun ikincil eğitim aldığı her yıl, onların çocuk yaşta evlenmesi ve 18 yaşından önce çocuk sahibi olma durumlarını azaltmaktadır. Rapor, evrensel ikincil eğitimin çocuk yaşta evlilikleri sonlandırdığını kanıtlamaktadır.
-Yetişkin anneler, sağlığını etkileyen durumlara yakalanabilecek kız çocuklarını etkileyerek, beş yaşından önce bir çocuğu kaybetme olasılığını artıran durumlardan ve / veya büyümesi sıkıntılı ve hastalıklı olan bir çocuğa sahip olan hamilelik ve doğum risklerinden kaçınırlar.
-İkincil eğitimini aldığı için çocuk yaşta evlenmeyen kız çocukları, gebeliği engelleyici modern yöntemleri kullanmaya daha meyillidir.
-İkincil eğitimini aldığı için çocuk yaşta evlenmeyen kız çocuklarının, partnerleri tarafından şiddet görme olasılığı daha azdır.

İkincil eğitimin, gelişmekte olan ülkelerin yaşadığı sıkıntıları çözme adına önemli bir yeri vardır.
İkincil öğretime sahip kadınlar, doğrudan ve dolaylı olarak, kendi topluluklarının ve toplumlarının insan sermayesi zenginliğini oluşturmaya yardımcı olurlar.
-Bu kadınlar daha fazla para kazanıyor ve daha az çocuk sahibi oluyor. Böylece aile gelirlerinde de artış oluyor. Aynı zamanda bu kadınlar, kendi topluluklarındaki diğer insanlara da yardımcı olma adına daha yetenekli olmaktadırlar.
-Gelişmekte olan 17 ülkeden elde edilen veriler, ikincil öğretimini tamamlayan kız çocuklarının toplam doğurganlık oranlarının ortalama %25 civarında olduğunu göstermektedir. İkincil eğitim çocuk yaşta evlilikleri azalttığı için doğurganlık oranını da azaltmaktadır. 18 ülkede yapılan çalışmalar, ikincil eğitimini tamamlayan ve 18 yaşından sonra evlenen kız çocuklarının, doğurganlık oranı üzerinde de etkisi olduğunu ve doğurganlık oranını %30’a kadar azalttığını göstermektedir.
-İkincil öğretime sahip kadınlar, kendileri ve aileleri için daha iyi sağlık kararları vermektedirler ve kamu hizmetlerine ve kurumlarına dair gerekli iyileştirmeleri belirleyerek, topluluklarına katkıda bulunma olasılıkları daha yüksektir.

Evrensel ikincil eğitim -özellikle geri kalmış ülkelerde- servet ve sağlık oluşturma yolunda önemli bir faktör oluşturur. Ancak, dünya çapında buna sahip olan çok az sayıda kız var. Yalnızca 4 kız çocuğundan 3’ü ikincil eğitim almayı başarabiliyor. Geri kalmış ülkelerde ise bu oran, 3 kız çocuğundan yalnızca 1 tanesi olarak şekillenmektedir. Kız çocuklarına yönelik ikincil eğitimin yoksunluğunun bir bedeli vardır: bu eksikliğin küresel tahmini mali kaybı 15 trilyon $ ve 30 trilyon $ arasında bir değerdir.
İkincil eğitiminden mahrum bırakılan kızların, bir işgücü parçası olma olasılığı daha azdır, daha az kazanır; buna karşılık çocuk yaşta evlenme ve çocuk sahibi olma olasılığı ise daha yüksektir.
Her kızın 12 yıl ücretsiz, güvenli, kaliteli bir eğitim aldığı bir dünyada, gelecek son derece farklıdır. İkincil eğitim alan kız çocukları ailelerine, topluluklarına, toplumlarına; öğretici, bilgili anne ve değişim temsilcileri olarak katkıda bulunmaya daha eğilimlilerdir.

Raporun orijinal tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir